Care less and live more.
Hayat bazen ellerimizde ördüğümüz o ilmeklere benzer; her ilmekte yeni bir an başlatırız içimizde, her ilmek hem geleceğimiz hem geçmişimiz olur bir günde
Bazı ilmekler çok sıkıdır; bizi geçmişte hapseden, kâbuslarla uyandıran anlara aittir. Değiştirmek isteriz onları; silmek, bizi tetikte bırakan her anı sihirli bir değnekle değiştirmek...
Bazı ilmekler de gevşektir, nefes aldırır bize; bizi küçüklüğümüzde bahçeye çıkıp dut topladığımız ağaçlara götürür, lekeleri ilmeğin her yerindedir.
Sıkı da olsa gevşek de olsa her tek ilmek en sonunda bir atkıya, bir kazağa dönüşür; tıpkı şu anki bize dönüştüğümüz gibi.
Biliyorum, o sıkı düğümler her zaman hayatın bir noktasında yakamıza yapışır ve yollar boyu bizi sürükler ama onlar sadece bir andır; ne değiştirebiliriz ne de öldürebiliriz.
Sadece kabul etmek kalır bize; o zamanki kendimizi anlayıp sarıp sarmalamak kalır bize, geçmişte hata yapsak da nedenini anlamak kalır bize.
O gevşek iplere yaslandıkça daha fazla yaşamaya ve anda kalmaya başlarız; bırakırız dut lekelerinin dertlerini, sadece anı yaşarız ve zevk almaya başlarız belki de.
Çünkü yaşamak yaşamın kendisinden gelir; hayat nasıl bir döngü içindeyse ilmekler de birbiriyle döngü içindedir. Bu yüzden ilk adımı her zaman sıkı ya da gevşek atmak fark etmez, seni sen yapacak şekilde atmak gerekir.
★
M
Sevgilerimle.




